Bağımsızlığımız için- Savunma 

  Son üç yazımda özerk ve özgür varlığımızın sağlanması için kaçınılmaz olanlardan, enerji, kuraklık ve tarım konularını ele almıştım (1) (2) (3), bu yazımda da savunma sanâyimizi irdeleyeceğim. Özerk  ve özgür  yaşamak isteyen her ülke, halklarının malını ve canını, en kötü şartlar altında bile düşmanlarından korumak zorundadır. Bunu başarabilmek için yapılacak, yatırım, yardım, eğitim ve hazırlık, … Devamını oku

Bağımsızlığımız için- Tarım  

  Son iki yazımda özerk varlığımızın sağlanması için kaçınılmaz olanlardan, enerji ve kuraklık konularını ele almıştım (1) (2), bu yazımda da tarım’ı irdeleyeceğim. Hiçbir ülke, halkının karnını doyurmadan, özerkliğini ve özgürlüğünü koruyamaz. Yapılacak yatırım, yardım, eğitim ve hazırlık, para ile değerlendirilip de yapılmazsa, ülke bağımlı kalır.   Cumhuriyet gazetesinde 2007 yılında çıkan kapsamlı yazımdan beri geçen … Devamını oku

Kuraklığı önleyebiliriz

  Dünya yüzeyinin %75’i su, onun da %97.5’i tuzlu su, %2.5’i içme ve kullanma suyu, onun da % 2.02’si buzullarda saklı, bize kullanmak için kalan sâdece %0.3’ü de, nehirlerde ve göllerde. Kullanabileceğimiz bukadar az su varken, her dakika milyarlarca metreküp su, nehirlerden denizlere dökülüyor. Bu akılcıl değil! Verilere göre: Son yüz yılda su tüketimi 10 … Devamını oku

Yenilenebilir enerji’nin gerçek bedeli 

   Türkiye’nin enerji üretiminde kendine yeterli olabilmesi, diğer sorunlarının üstünde bir kaçınılmazıdır. Bu yazı yenilenebilir enerji yatırımları için, hiçbir bedelin yüksek sayılmayacağı savıdır. Yüzyıllarca savaşlar toprak ve zenginlikleri arttırmaya odaklandı. 20. ve 21. yy’da odak noktası enerji kaynaklarına erişmek ve onları kontrol edebilmek oldu. Enerjiye en çok gereksinimi olan büyük güçler, bu nedenle her türlü … Devamını oku

Batı’nın yüz karaları ve biz 

     Demokrasi, insan hakları ve yardımlaşmanın yerini, ekonoterör, kanlı terör, istîla, suîkast, soykırım, böl ve yönet aldı. Ülkeler arasında yanlız çıkarların var olduğu bilinse de: En ilerlemiş ülkelerin, her türlü kötülüğü yaparak, bütün dünyaya emsâl olmaları, Bu ülkelerin halkılarının, yönetimlerinin neden oldukları felâketlere tanık olduktan sonra, suskun kalmaları, Yapılan cinâyetlere ortak duruma gelmeleri, gittikçe … Devamını oku

Lisânımız neden yozlaşıyor?

              Benden daha bilgili ve yetkili kişilerin bu konuda yazmasını beklemekten bıktım ve yazıyorum. Bir topluluğun ülke olarak var olabilmesi için öncelikle konuştuğu birleşik bir lisânı olması, onun olmaz olmazıdır. Lisan, ülkenin kültürünün ve varlığının kilit taşıdır. Birleşik lisânı olmayan bir toplum, ülke olamaz. Kendi lisânını konuşamayan bir ülke, benliğini ve kültürünü reddetmiş olur. … Devamını oku

Olan oldu, ne yapılacak? 

   Lisanımızdaki, “görünüşe aldanma” sözünün benzeri Ingilizcede, “nothing is, as it seems” dir. Gerçek hedefiini gizleyerek (deceitful) uygulama üstadı olan Amerikalılar, bu deyimi çok kullanırlar, çünki dış ilişkilerinde bu uygulamayı çok yaparlar. Bunu unutmayalım. Bir şeyi kırk kere tekrar ederseniz, yalan da olsa doğruluğuna inanılır, sözünü de hatırlayalım. Bütün dünyada halkları yönetmek için beyin yıkamak … Devamını oku

Terör bitmez

         Terör  bitmez             Ortadoğu halkını, yüzlerce yıldır beraber yaşadıkları Osmanlılardan kurtarmak (!) için, para vererek ihanet ettirdiler, silahlandırdılar, savaştırdılar, ırk ve mezhep ayrılıklarını gözetmeden, kabîle yaşamından öteye geçmemiş çöl Bedevilerine, cetvelle çizilmiş ülkeler yaptılar, Sonra onların çoğunu istila ettiler, 30-40 yıl hürriyetlerini vermediler, yılarca sömürdüler. Kendilerine biyat edenleri başa getirip, etmeyenleri … Devamını oku

Sahne ve arkası

  Sahne ve arkası   Oyunun adı Seçim idi, Donald Trump oldu. Alışılmışlar bozuldu, gelişmeler kontrolden çıktı, kulislerdeki kirlilikler dışa vurdu. Sömürücülerin çabası statüko’un devamı. 4 Aralık 2006’da Cumhuriyet gazetesinde çıkan yazımda: Amerikanın süper gücünün şefkatli bir elden yoksun olduğunu, İkiyüzyıllık geçmişinin yarısının işgal ettikleri topraklarda soykırım yaptıklarını, Diğer yarısında, senayileşme başarısından sonra emperyalist çağdaş … Devamını oku

Uygar ülke varmı?

  Güçlü ülkeler, teknolojik üstünlüklerini demokrasi yalanı örtüsünde kullanarak, en büyük  kötülükleri yapıyorlar. Ülkeler nekadar üstün güçte olursa, yaptıkları kötülük de okadar büyük. 21. Yüzyıl ülkeleri, tarihin en büyük vahşetlerine neden olmaktan çekinmiyorlar. Gelişmiş, gelişen ve geri kalmış diye böldükleri ülkeler içerisinde en ağır kötülüğü yapanlar, en ilerlemiş ülkeler. Kendi yaptıkları sömürü ve uygulamalara karşı … Devamını oku