Yelken sporları

  Birçok yetkililerimiz, yazarlarımız, ve halkımız, turizmin Bodrum’mun yegane geleceği olduğunu ifade etmekteler. Günlük durumlara bakarak varılan bu tutum geleceğimiz için çok vahim sonuçlar doğurabilir. Birtek endistüriye belbağlayan kentlerin, milletlerin, şartlarda ufak bir değişiklik olduğu zaman, sudan çıkmış balık gibi ortada kaldıkları herzaman görülmektedir. Geleceği en iyi garantileme çaresi çeşitlendirmek yoludur ve bu ana endüstiriye … Devamını oku

Vermezse Mabud…….

  Cevat Şakir’in “-Yokuşbaşına geldiğinde Bodrumu göreceksin, -Sanma ki geldiğin gibi döneceksin” sözünü hatırlamamak kabil değil. Altı ay sonra da olsa, sanki Bodruma ilk gelmişim gibi hoşlanırım. Ah ne olurdu tanrı bu güzel beldeyi bize lütfederken, beraberce biraz da  irade verseydi. Geçen yıl geldiğimde, Eski hamam eski tas diye bir yazı yazmıştım, fakat karışıklık olmuş … Devamını oku

Utanması olan utansın

  Bodrumda ve yurdun birçok yerinde, halkımızı yasaları çiğnemeye teşvik eden ve yalınış kullanılanıldığı için tehlikeli durumlar yaratan trafik işaretleri hakkında, 30 Ağustos 02 tarihli gazetemizde çıkan ”Suçlu kim” başlıklı yazıma bir yanıt alamamış olmaktan ötürü, Ekim 10. 02 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğüne dilekçe göndermiştim. Bodruma döndüğümde Belediye Trafik Müdürlüğünden 06 Kasım 02 tarihli, aşağıdaki … Devamını oku

Açıklama

  Saygıdeğer okurlarım. Un var, su var, yağ var, neden hamur yapamıyoruz diye bir sözü hatırlamamak mümkün değil. Yurdumuz bol olan her türlü kaynakları bakımından dünyadaki nâdir ülkelereden birisi olmasına rağmen, hâlâ konu komşuya mühtaç bir durumdayız. Bu durumun en acı yüzü de imkân dahilinde olan şeyleri yapamamızdan ötürü geri kalmış ve boş yere sıkıntılar … Devamını oku

Postahane

  Bir süre evvel, turizm hakkında yazarken postahaneden de bahsetmiştim. Bu yüz karamızı başlıbaşına ele almak için kâfi neden olduğunu sanıyorum. Postahaneye her giden bilir, gitmeyen de duymuştur, burası Bodrumun en geri kalmış yerlerinden birisidir. Buraya geçen yazımda belirttiğim gibi, ölçüsü bozuk, dik bir merdivenle çıkılır, önü daima kalabalıktır, içerisi ise dar bir koridordan ibarettir. … Devamını oku

AB ve seçeneklerimiz

  Kopenhagen zirvesi ardından, evvela kızgınlığımızı belirttik, sonra aklımız başımıza geldi, hiç yoktan iyidir misali, katılmamız hiç değilse bir yıl evvel dikkate alınacak diye sevindik ve bunu da bir başarı olarak yayınladık. Her önümüze çıkan fırsatta hakikatlerden nekadar uzak, hayal peşinde olduğumuzu el-âleme gösterdik. Hâlâ, devekuşu gibi, başımızı kuma gömerek, yaptığımız hataları kimse görmemiştir umudundayız. … Devamını oku

Medeniyet yolunda / Basamaklar

  AB ye girme cabası içerisinde, bize daha hazır değilsiniz dendiği zaman, türlü şekillerde bize haksızlık edildiğini idda ediyoruz. Halbuki medeniyetin, bir tarafı yarım öbür tarafı bütün olamayacağını hatırlasak, o zaman kendi eksiklillerimizi tamamlamak gücünü gösterebiliriz. Bu da her vatandaşa düşen sorumluluktur. Bir an büyük sorunları başkalarına bırakıp, Bodrumumuza dönelim. Size bu yazımda basamaklardan bahsedeceğim … Devamını oku

Neden yapılmıyor?

  Kusur ve eksikliklerimizi kabul etemek olgunluğunu gösterebildiğimiz zaman birçok sorunlarımız yok olacak. Fakat hâlâ, milletçe, her konuda, söylenenlere ilk yaptığımız, tepki gösterip, savunmaya geçmek oluyor. Halbuki bunun yerine, öğütlere değer verip, saygı gösterip icabını yapsak işler nekadar daha verimli ve olumlu olarak hallolacak. Çıkmayan candan ümit kesilmezmiş derler, kimbilir inşaallah birgün o da gerçekleşir. … Devamını oku

Örf ve Adet

  Toplumlar geniş manada, örf ve adetleriyle farklılıklarını belirtirler. Gelenek kelimesinin belirttiği gibi, bir toplumun karekterinin göstergesi olan bu unsurlar uzun yılların meyvasıdır. Aile içerisinde gelişmiş olan gelenekler bir süre sonra toplumlar tarafından benimsenir ve milli karekterimizi çizgiler. Hiç değilse geçmişte bu şekilde olagelmiştir. Milli görünüşümüzün, karakterimizin, büyüteç altında olduğu önümüzdeki kritik dönemde, irtica ile … Devamını oku

Yükümlülüğümüz

  Seçimleri arkamızda bırakalı bir ay kadar bir zaman geçti. Beklemekte olduğumuz netice, beklenmedik bir ölçüde gerçekleşti. Oy veren çoğunluğunun tercihini gösteren bu neticeyi, milli bir gösterge olarak kabul ederken, hadiseleri itibarî değerleriyle ele almayı, yapıcı bir tutum olarak benimsemek gerekmekte. Seçimden bu yana, gerek AKP programında yayınlanan işlerin acıkklığı, şeffaflığı, gerek Sayın Erdoğanın yapmış … Devamını oku