Ucuz Turist

  Bodruma getirilen turistin para bırakmadığı, birçok tesislerin, zar zor, ancak masraflarını karşılayabildiği, uzun zamadır bütün basında yazılan bir konu. Biz Bodrum’lu olarak sanki bunun dişındaymışız gibi seyirci mi kalacağız? Bunun çarelerini araştırp düzeltme yoluna gitmeyecekmiyiz? sullerine verilecek yegane medenî cevap ‘evvela hatalarımızı eleştirmek olmalıdır. Bunların birkaçına bir göz atalım: Bodrum sokakları pistir, peşmürdedir, yer … Devamını oku

Bodrum, Turizm ve Yelkencilik- 4/4

Yat yarışları, evvelki yazılarımda belirtiğim gibi, dingi yarışlarının büyük ölçüde yapılan bir tatbikatından ibarettir. Önemli farkı, çok büyük bir parasal hareket yaratmasıdır. Tekne yapımından, yan sanayisine, limanına, çekek yerine, bakımına, oteline, lokantasına, giyimine kadar her dalda iş sahası yaratır. Kendi başına büyük bir ekonomik güçtür. Bu güç Bodrum için aynı zamanda çok büyük turistik gelir … Devamını oku

Bodrum, Turizm ve Yelkencilik- 3/4

  Deniz sporlarının, yelkenciliğin, yavaş gelişmesindeki nedenler arasında, mali zorlukları, hava şartlarını, alışkanlıkları ve seyirci noksanlığını sayabiliriz. Bunların en önemlilerinden birisi olan seyirci konusunda, birçok yerin aksine, Bodrumda, hemen hemen her koyunun etrafında, yüksek sayılabilecek yamaçların bulunması inanılmayacak şanstır. Geniş bir rotada yapılan yarışları düzey bir alandan seyretmek olanağı yoktur. Yüksek biryerden seyretmek ise en … Devamını oku

Bodrum, Turizm ve Yelkencilik- 2/4

  Zaman zaman sevgili Bodrum’mumuzun ucuz turist merkezi haline gelmekte olduğu bize hatırlatılmakta. Amma biz bunu da, çok şeyde olduğu gibi, umursamamazlıkla karşılamaktayız. Sanki bu bizi alakadar etmiyormuş gibi problemi kulak arkasına atmakta olduğumuzu izliyorum. Bodrum adının ucuza çıkmasından doğacak vahim sonuçlar için, bütün cazibesini kaybettikten, ve iş işten geçtikten sonra aklımız başımıza gelecek, fakat … Devamını oku

Bodrum, Turizm ve Yelkencilik- 1/4

  Yurdumuz, alanına nisbetle, belki dünyanın en çok deniz sahili olan ülkelerinden birisidir. Böyle olmasına rağmen, sahili olan batı ülkeleri içerisinde yelken sporlarında en geri kalmış bir durumdayız. ABD’nin Maryland ayaletinde, yalınız Annapolis şehrinde, elli bin civarında tekne varken, bizim bütün ülkemizdeki tekne sayısı herhalde birkaç bini geçmez. Deniz sporlarının, yelkenciliğin, kişisel olarak yapılabilmesi maddi … Devamını oku

Hastahane kavşağı

  Burası tam bir melodrama sahnesi. Antik tiyatroya yakın olması da buna uygun düşmekte. Bu kavşakda da geçen yıl konan bir trafik ışığı mevcut. Ancak kimin sola kimin sağa nereden döneceği belirtilmemiştir ve herkez istediği gibi hareket etmekde. Zaman zaman burada 4-5 şerit meydana gelmektedir. Hatta bazan buna yanlarda mevcut olan genişlikten istifade eden açıkgözler … Devamını oku

Bodrumun yolları, trafiği, ve kavşakları:

Birinci yazımdaki “Bodrumda ölüm vakası ancak tabii şartlardan olurdu. Bugün yerli ve bilhassa İstanbul ve Ankaradan buraya gelen trafik canavarları hergün birkaç kişinin canını almakta ve mal kaybına sebep olmaktalar.” hakkıında açıklamalar.   Bodrumun yolları, trafiği, ve kavşakları:   Bir şehrin binalarından sonra en çok etkili olan unsuru muhakkak ki yollarıdır. Bodrum yirmibeş yıl evveline … Devamını oku

Vakit geçmeden

  Geçen yazımda AB ile olan ilişkilerimizden bahsetmiştim. Bu konuda bazı ilaveler yapmaya başlarken ‘ağlamayan çocuğa mama vermezler’, ‘gıcırdamayan tekerlek yağlanmaz’ gibi ata sözleri hatırıma geliyor, ve durumumuzda bunların çok yerinde olduğuna inanıyorum. Hatırlatmak istediğim, aman bizi AB ye kabul etsinler diye her taraflarını yaladığımız ülkelerin bir kısmı, hâlâ bize karşı terör örgütleri kurmuş olan … Devamını oku

AB ve biz

  Geçenlerde, yazılarını saygı ile okumakta olduğum bir köşe yazarı, ‘Gazeteciler politikacılar gibi halk yağcısıdır. Olmaya da mecburdur. Çünki geçimi bu yüzdendir. Gazeteci veya daha geniş deyişiyle yazar, kendi okuru olan müşteriye, onların istediğini yazan kişidir.’ diye çok iddalı bir görüşte bulundu. Bu fikre birçok başka yazar gibi ben de katılmıyorum ve ciddiyetle karşı çıkıyorum. … Devamını oku

El ele verelim

  20 Eylül tarihinde Yarımada’da yayınlanmış olan ‘Canavarlar ülkesi’ adlı yazıma Sayın Galip Baran’ın 27 Eylül tarihli Yarımada’da yapmış olduğu yanıtı, birleşme yolunda atılmış ilk sevindirici ve ümit verici bir adım olarak, saygıyla karşılıyorum. Kendilerine huzurunuzda alâkaları, daveti, ve uyarıları için teşekkürlerimi sunarım. Greken beraber çalışmayı gerçekleştirmek için bu satırları işgal etmek yerine, ben şahsen … Devamını oku