Rüşvet ve vergi

İnsanlar büyük bir felaket karşısında kaldıkları zaman, yan düşünceleri bir tarafa bırakıp, bir araya gelmenin gerektiğini düşünebiliyorlar. Milletimiz bunu, en olumsuz şartlar altında, kurtuluş savaşında başarmıştı. Ondan beri de devekuşu gibi başımızı kuma gömerek, gitmekte olduğumuz feci durumları görmemezlikten gelmekteyiz. Ulusca birleşmenin güzel bir örneğini, onbir eylül felaketinden sonra, ABD’de yaşandı. Halk zaten sıkıntıda olan … Devamını oku

Denizimiz

  Birinci yazımdaki “Bodrumun bazı yerlerinde hâlâ çok güzel temiz deniz var. Amma böyle giderse o da kaybolmak üzere” konusunda açıklamalar.   Cahil insanlar tavus kuşuna benziyor. Kuma başlarını sokarlarsa görülmeyeceklerini sanıyorlar. Denizlerimizin kirlenmesine karşı olan reaksiyonumuz da buna benziyor. Geçmiş tecrübeler bile fayda etmiyor. Birçok başka yerlede olduğu gibi Bodrum’un da denizini kaybetmek üzereyiz. … Devamını oku

Vapur iskelesi

    Bodrum’da bir vapur iskelesi yapılması kararı alınmadan şayet bütün yarımada sakinlerinin oyu toplanabilseydi, Bodrumluların bu iskeleye karşı çıkmış oldukları görülürdü. Ne yazık ki kararları hâlâ azınlıkların tesirleri altında almaktan ileriye geçemiyoruz. Emsal teşkil etmeyecek benzerleri göstererek ve etraflı bir inceleme yapmadan, böyle işlere başlamakta da çok başarılıyız. İş işden geçtikten sonra, herzaman olduğu … Devamını oku

Egemenlik

              J.J. Rousseau şöyle demiştir: “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. O, kurumlarında istediği gibi tasarruf eder. Hatta Kral, Sultan, Prens gibiler egemenliğin ortağı değildirler. Görülegelen memurlardır. Millet, istediği vakit bunlara kapıyı gösterebilir. Kandilerine yol verilince birşey idda edemezler, idda etmeye hakları yoktur.” Atatürk de bize “hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” demişti. Başka bir yazarımız da şöyle … Devamını oku

Açık davet

Bodrumun sorunlarına çareler bulmak gayesiyle tekrar tekrar kişinin gücünü dile getirerek  düzeltme yoluna nasıl varacağımızı belirtmeye çalıştık. Şimdi sıra aşağıdan yukarıya oluşan ve güçünü kişiden alan sistemin ikinci kademesinde  kişilerin güçlerini bir araya toplamaya geldi. Bodrumda değişik konularda etkili olmak için kurulmuş çok sayıda vakıf ve cemiyet var. Bunlar zaman zaman faaliyetlerde bulunmuşlar ve bazıları … Devamını oku

Tekerlek misali

Tekerleğin kullanıma girmesinden beri yüzbinlerce yıl geçti. En mühim öğrenimlerden birisi olan bu buluşu insanlar biribirinden göre göre kullandılar. Birkere gördükten sonra kimse tekrar köşeli tekerleği tecrübe etmedi. Bu okadar temel bir buluştuki “tekerleği yeniden icat etmeyelim” sözünün oluşmasına neden oldu. Oldu amma sözü hatırlayan kim? Sık sık böyle bir gerilikle karşılaşıp hayretler ve üzüntüler … Devamını oku

Neden

  Biraz uyanık olan ve yaşamımız için iyiyi bekleyen herkezin sık sık -bunlar neden olmuyor diye sorduğu şüphesiz. Bu da yeni birşey değildir elli yıl evvel sayın Burhan Felek -Biz tesadüfen yaşamaktayız demişti, acaba rahmetli bunun hâlâ geçerli olduğunu bilseydi ne yapardı. Buna uygun olarak olmuş bir hadiseyi anmak sanırım yerinde olacak. Geçen asrın başında … Devamını oku

Bodrum’un simgeleri 2

  Geçen sayımızdan devam.   Antik Tiyatro: Birzamanlar ecdadınızın kültür merkezi olan ve dünyanın en güzel manzaralarından birisine karşı yerleşmiş olan Antik Tiyatro hâlâ utanç verici bir harabe halinde yardım beklemekte. Binbeşyüz yıl evvel kültür seviyesi bu düzeyde iken nasıl oluyorda bugün Kalenin yanındaki üçüncü sınıf bir tiyatroyu Bodrumlular kendilerine layik görebiliyorlar. Askeri talebe kamplarına … Devamını oku

Borum’un simgeleri 1

  Birinci yazımdaki “Bodrum ilk bakışda görülen üç belirli simgesi vardı. Kalesi, Beyaz badanalı veya taş evleri, kubbeli su sarnıçları, ve terkedilmiş rüzgar değirmenleri. Kale hariç bunların hepsi şimdi yok olmakta” konusunda açıklamalar:   Bodrum kalesi:             Turizm Bakanlığındaki birkaç aydın kişinin ve bilhassa kale Müzesi Müdürü sayın Oğuz Alpören beyin çalışmaları sayesinde kale güzel … Devamını oku

Sel suları

  Bir aydan fazla bir zamandır yurdun hertarafında sel felaketleri birbirini takip ediyor. Yokuşlardaki evlerin bile su bastığını hayretle izliyoruz. Bu flaketlerden bazıları nehirlerin taşmasıyla meydana gelen olaylar. Ancak büyük bir kısmı da sadece fazla yağmur yağmasından ve plansızlıktan kaynalkanan kendi bilgisizliğimizden meydana gelmesine sebep olduğumuz felâketler. Nehir taşmalarının hepsini önleyebilmek hiçbir ülkede mümkün olamıyor … Devamını oku