Acizlik

  Üç hafta evvel çıkan bir haberde, inşaat mevsiminin gelmesiyle ağır yük kamyonlarının yolları harap ettiği ve bu nedenle vatandaşın çeşitli şikayetlerde bulunduğu yer almaktaydı. Yapılan başvurulara Belediyenin cevabı olarak aşağıdaki yazı 4 Mart’ta yayınlanmıştı: “Biz yollara zarar verenlere gerekli cezayı kesiyoruz amma cezayı ödemiyorlar ve mahkemelik oluyoruz. Ağır tonajlı araçların verdiği zararları, cezayı kestiğimiz … Devamını oku

Bitez hakkında

Zaman zaman gazetelerde en güzel beldelerimizden birisi olan Bitez hakkında üzücü haberler yayınlanıyor. Sayın Başkanımızın işe başladığı zaman getirdiği yenilklerin ve gelişmelerin hâlâ tesiri altında olmamız, bu olumsuz haberler çıktığında bizleri çok üzüyor. Gönlümüz Bitez için daha olumlu haberler almayı hâlâ arzu ediyor. Fakat arzu ve hakikat çok zaman uyuşmayan iki unsur olarak karşımıza çıkar … Devamını oku

Okumak

  Verilen bilgilere göre, komşumuz olan ülkelerde, okuma yazma bilenlerin yüzde oranı şöyle: Irak 58, Suriye 70.8, İran 72.1, Yunanistan 97, Romanya 97, Bulgaristan 98, Kıbrıs 97, Azerbeycan 97, Kırgızistan 97, Türkmenistan 98, Tajakistan 98, Üzbekistan 99, Ermenistan 99. Türkiye, Irak, Suriye, ve İrandan sonra, yüzde 85 ile,  258 ülke içerisinde 112. sırada bulunuyor. Tabiatiyle … Devamını oku

Korumadığımız varlıklarımız

Bir kent olarak talihsizliğimiz Mausoleion’un Şövalyeler tarafından sökülerek taşlarının kalede kullanılmış olmasından başlamış, diğer birkısmının Avrupaya taşınması, antik tiyatronun taşlarının satışa çıkarılması, çevre yolunun tiyatronun sahne kısımlarından geçirilmesi, çeşmelerimizin yol altında kalması, sarnıçların kadere bırakılması, kilisenin yıkılması ve nihayet hipodromun üzerine çarşı yapılmasıyla devam edegelmiştir. Artık bu geriliğe bir son vermek uygarlığına erişmiş olmamız gerekir. … Devamını oku

Senayi çarşısı

  Her ülkede, bütün kentler zaman zaman büyüme hastalığı ile karşılaşırlar. Çok zaman bu sıkıntı şehir planlaması yapanların kısa görüşlülüğünden ve ilerideki büyümenin boyutunu kavrayamamalarından doğmuştur. Herşeyde olduğu gibi bu konuda da kimsenin mükemmel olması beklenemez ve kent yapılan hatâların sıkıntısını yaşamak zorundadır. Geçmişteki hatâları düzeltmek nekadar erken olursa, plansız gelişmeye ödenen bedel de okadar … Devamını oku

Bayrak korkusu

  Geçenlerde, temiz olan denizleri mavi bayrakla belirtmek için yapılacak değerlendirme toplantısına hazırlıkların yapıldığı haberi yayınlandı. Halimiz ne olacak diye de herkezi bir endişedir aldı. İspanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan’da geçen yıl bayrak almış olan yerlerin sayısı artarken, bizde azalmış olduğu da ortaya çıktı. Bu haberi sürpriz olarak karşılamak tabii ki başımız kum içinde yaşamaktan … Devamını oku

Çevre yolu onarımı

  Bodrum birinci girişi ile Bitez kavşağı arasında yapılmış olan yolun hatalarını düzeltmek birçok sorunlarımızı halledebilir. Bu yola paralel bir yenisini yaparak mevcut yolu ikinci dereceye indirmek olanağımız olmadığına göre, sorun mevcut olandan daha yüksek randıman alabilmektir. Gayemiz bu yolun devamını yaparken ve mevcut kısmını onarırken, evvelki hataları tekrarlamamız olmalıdır. Onarımda yapılması gerekenleri şöyle özetleyebiliriz: … Devamını oku

Antik Tiyatro ve yol konusu

  Şubat ayı içinde Bodrum’un sorunlarını görüşmek için Ankaraya giden AKP heyetinin yaptığı temaslar neticesinde haberlerde bazı bilgiler yayınlandı ve bunlardan birtanesinde aynen şöyle deniyordu: “Bodrum içinde bulunan hapishane yol ayrımı ile Antik Tiyatro önündeki yolun yükseltilmesi talebinde bulunduk” Bugüne kadar hiçbir şekilde duymamış olduğumuz bu yol planlamasının nedemek olduğunu soruşturdum, amma bilene rastlamadım. Düşündüm … Devamını oku

Yollarımız

İngilizlerin bir sözü vardır: –Ucuz eşya alacak kadar zengin değilim, derler. Bizler ise herşeyi en ucuzundan yapmayı hâlâ bir marifet sayarız, neticede de hem kötü mal kullanmış olur hem de daha pahalıya mal etmiş oluruz. Hâlen yol yapma konusunda da aynı yanlış anlayışla hareket etmekteyiz. Geçen asrın başında, otomobil icad edildiğinde, hemen hemen hiç bir … Devamını oku

Ne zaman öğreneceğiz?

  Bilgisizlikten doğan felaketlere kaza diye bakmak başımızı kuma gömmekten farklı sayılmaz. Yanlış hafriyat yaparak mal ve can kaybına neden olmak, doğanın cilvesi değil bizim suçumuzdur, insanın hayatına ve malına göstermesini bilmediğimiz değer noksanlığıdır. Bu konu bana vaktiyle Bodrum’da başımdan geçen bir olayı hatırlatıyor. 1977 yılında, yat limanının lodasa açık olduğu devirde, fırtına günlerinde teknede … Devamını oku