Torba Kavşağı / Umursamamakmı? cehaletmi?

              Torba kavşağı konusunda daha evvel iki defa yazdım, bundan sonra da düzeltmeler yapılıncaya kadar, yada Bodrum’dan kovuluncaya kadar yazacağım. Bu kavşağın, büyük iki yokuşun dibinde olduğundan, korkunç kazalarara sebep olabilecek yeteneklikte olduğunu, planlamasının tamamen yalınş olduğunu 28 Temmuz 2001 tarihinde ayrıntılı olarak Bayındırlık Bakanlığı Karayolları Müdürlüğüne, İzmir ve Muğla … Devamını oku

Bodrum- Torba kavşağı hakkında

Bayındırlık Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğüne Ankara   Bodrum- Torba kavşağı hakkında   Sayın yetkili:   Bu kavşağın, büyük iki yokuşun dibinde olduğundan, korkunç kazalarara sebep olabilecek yeteneklikte olduğunu, planlamasının tamamen yalınış olduğunu, 28 Temmuz 2001 tarihinde ayrıntılı olarak Bayındırlık Bakanlığı Karayolları Müdürlüğüne, İzmir ve Muğla Bölge Müdürlüklerine ve Bodrum Belediyesine bildirilmiştim. Aralık 2001 ayında ışıklar … Devamını oku

Bodrum- Torba kavşağı hakkında

Bayındırlık Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğüne Ankara   Bodrum- Torba kavşağı hakkında   Sayın yetkili:   Bu kavşağın, büyük iki yokuşun dibinde olduğundan, korkunç kazalarara sebep olabilecek yeteneklikte olduğunu, planlamasının tamamen yalınış olduğunu, 28 Temmuz 2001 tarihinde ayrıntılı olarak Bayındırlık Bakanlığı Karayolları Müdürlüğüne, İzmir ve Muğla Bölge Müdürlüklerine ve Bodrum Belediyesine bildirilmiştim. Aralık 2001 ayında ışıklar … Devamını oku

Bindiğimiz dalı kesmeyelim

  Turizmden geçimini temin etmeye çalışan yarımadamızın ekonomisinde tekne çekim ve bakım tesislerinin getirdiği döviz kaynağı ve açtığı çalışma sahası çok mühim bir yer tutmaktadır. Bunlar, coğu yabancı olarak, binin üzerinde tekneye servis vermekteler. Mevcutlara, yakında işletmeye girecek olan, Turgutreis ve Yalıkavak marinalarını da ilave edildiğinde yarımadadaki kapasite ikibine yaklaşacak. Bodrum’a genellikle ucuz trist gelmekteyken … Devamını oku

Turistlerin istekleri!

  Nisan ayında çıkmış gazete haberinde “En zor turist İngilizler” başlıklı yazıdan bazı kısmları tekrarda fayda görüyorum: “İngiliz Turistler neler istiyor: Sıcak yemeğin derecesi belirtilen standartta olacak, Balkonların yüksekliği bir metreyi geçmeyecek, (herhalde daha az olmayacak demek isteniyor) Yangın çıkışı belirlenecek, Çıkışta kapılar açık olacak, 20 metrelik korıdorda her 10 metrede bir yanmayan kapı bulunacak, … Devamını oku

Eski hamam eski tas

  Dört aylık bir hasretten sonra, büyük bir arzuyla, daha düzenli biryerden, Bodruma geri geldiğimde içimi bir acı kaplayıverdi. Hemen hemen herşey, pejmürdelik, biganelik, tembellik, aynı sorunlar, yerli yerinde bıraktığım gibi durmaktaydılar. Buradan ayrılmadan evvel gençlerimizi, aydınlarımızı, gazete ve radyoları Bodrumun en önemli sorunu olan denizlerimizin kirlenmesine karşı bir kampanyaya davet etmiştim. Üzüntü ile görüyorumki … Devamını oku

Rüşvet ve vergi

İnsanlar büyük bir felaket karşısında kaldıkları zaman, yan düşünceleri bir tarafa bırakıp, bir araya gelmenin gerektiğini düşünebiliyorlar. Milletimiz bunu, en olumsuz şartlar altında, kurtuluş savaşında başarmıştı. Ondan beri de devekuşu gibi başımızı kuma gömerek, gitmekte olduğumuz feci durumları görmemezlikten gelmekteyiz. Ulusca birleşmenin güzel bir örneğini, onbir eylül felaketinden sonra, ABD’de yaşandı. Halk zaten sıkıntıda olan … Devamını oku

Denizimiz

  Birinci yazımdaki “Bodrumun bazı yerlerinde hâlâ çok güzel temiz deniz var. Amma böyle giderse o da kaybolmak üzere” konusunda açıklamalar.   Cahil insanlar tavus kuşuna benziyor. Kuma başlarını sokarlarsa görülmeyeceklerini sanıyorlar. Denizlerimizin kirlenmesine karşı olan reaksiyonumuz da buna benziyor. Geçmiş tecrübeler bile fayda etmiyor. Birçok başka yerlede olduğu gibi Bodrum’un da denizini kaybetmek üzereyiz. … Devamını oku

Vapur iskelesi

    Bodrum’da bir vapur iskelesi yapılması kararı alınmadan şayet bütün yarımada sakinlerinin oyu toplanabilseydi, Bodrumluların bu iskeleye karşı çıkmış oldukları görülürdü. Ne yazık ki kararları hâlâ azınlıkların tesirleri altında almaktan ileriye geçemiyoruz. Emsal teşkil etmeyecek benzerleri göstererek ve etraflı bir inceleme yapmadan, böyle işlere başlamakta da çok başarılıyız. İş işden geçtikten sonra, herzaman olduğu … Devamını oku

Egemenlik

              J.J. Rousseau şöyle demiştir: “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. O, kurumlarında istediği gibi tasarruf eder. Hatta Kral, Sultan, Prens gibiler egemenliğin ortağı değildirler. Görülegelen memurlardır. Millet, istediği vakit bunlara kapıyı gösterebilir. Kandilerine yol verilince birşey idda edemezler, idda etmeye hakları yoktur.” Atatürk de bize “hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” demişti. Başka bir yazarımız da şöyle … Devamını oku