Archive for Haziran, 2005

Korku neden?

  Yakın tarihe baktığımızda Osmanlıl İmparatotluğu ve Türkiye’den başka birçok ülkelerin çok hunhar ve utanç verici şeyler yaptıklarını gözlemleriz. Kuzey Amerika kıtasını Avrupalılar işgal ettikten sonra, asırlar boyu o toprakların sahibi olan kızıl derililerin, kafalarının derilerini yüzüp Avrupada satmakla başlayarak, yüz yıl içerisinde, yüzde doksanını öldürerek, yerlerinden sürerek, varlıklarına son...

Read More

Yanlış kart

Türkiye aklını kullanacağına, diplomaside kumar oynamış, AB ve ABD konusunda, yanlış kartı oynayarak, yıllardır edinmiş olduğunu yeri, yok yere kaybetmiştir. İç etkiler ve kişisel çıkarlar nedeniyle, henüz ekonomik kıriz içerisinde, ve bağdaşmamış olan bir AB toplumunun, ana yasası bile yapılamayan ortaklığın, kendi azalarının anlaşamamış olduğu bir ortamda, istenmediğimiz söylendiği halde,...

Read More

Gelsin de,

  Türk’ün aklı sonradan gelir, sözünü hatırlayıp, içinde olduğumuz durumda, o günün gelmesini beklememek kâbil mi? Acaba gelecek akıl varmı diye kaygılanmamak mümkün mü? 29 Ekim 02, 24 Aralık 02, 18 Ekim 04, 24 Aralık 04, 8 Niasan 05 tarihlerinde bu gazetede yayınlanan yazılarımda, yurdumuzdaki parmakla sayılacak kadar sayısı az...

Read More

Görüş açısı

  Sorunlarımıza yardımcı olabilmek için gözlem yapmanın ve bunu yetkililerin dikkatine getirmenin faydalı olduğuna inandığımı evvelce belirtmiştim. Böyle bir tutumla ilerlemelere yardımcı olabileceğimiz kanaatindeyim. Ben gözlemleri yaparken, bilgi, mantık ve gerçekler çerçevesi içinde yapmaya gayret sarfederim. Aksini yapmak, yâni yetersiz derinliğe inerek gözlem yapmak, olumsuz sonuç vermesine neden olabilir. Hepimizin...

Read More

Olumlu bakış

  Tarihe baktığımız zaman ilerlemelerin, din, ilim ve sanat gibi, ana konularda bile, daima kişilerin ihtiyaçlarının, arzularının, değişmesinden, artmasından, kaynaklandığını görürüz. Hernekadar etken olan öncüler ezilmişse de, daima ilerlemeye mâni olmaya çalışanlar kaybetmiş, gelişme olagelmiştir. İlerlemelere, gelişmelere, düzeltmelere, etken olmaya çalışanlara baş belası, olumsuz, sızlanıcı, olarak bakmak, hayatın gerçeklerini anımsamamak...

Read More

Uyutma yöntemi

  Yetkililer uyutmaya, halk da uyumaya alışmıştır ve beraberce rehavet içerisinde yaşarlar. Uyutan kurnazlıktan değil, ulusal bir tutum olduğu için yapar, uyutulan da enayi olmadığı halde sesini çıkarmaz. Çıkarmaz amma neticede enayiden daha beter duruma düşmüş olur. İşte genellikle bizim ilişkilerimiz bu düzeydedir. Benim gibi birkaç yazar Bodrum’un sorunları, en...

Read More

Cık, cak, ve ağlamak

Kendimi bildiğimden beri en çok duyduğum işlerin yapılacağını belirten, cık ve cak laflarıdır. Bir diğeri de herkezin iş işten geçtikten sonra sızlanmasıdır. Cık, cak, yeteneksiz kimselerin iş başında olmalarından, ve yapamayacakları şeyleri, yapılacak, olacak gibi laflarla halkı uyutmalarından kaynaklanır. En az duyduğumuz ise, yaptık, bitti ve tamamlandı, laflarıdır. Çok zaman...

Read More

BESİAD ve Bodrum, 2

  Perşembe günü çıkmış olan yazımda toplantı hakkında bilgi vermiştim. Aşağıdaki sualler BESİAD başkan yardımcısı, Sayın Deniz Eyçin tarafından Belediye başkanımız Mazlum Ağana soruldu. Kendisi vakit olmadığı için soruları cevaplandıramayacağını belirtti. Arıtma tesislerinin durumu? Verimli çalışıyorlar mı? Gümbet arıtma konusu hangi aşamada? Liman içi deniz kıirliliğinin önlenmesi yönünde çalışmalar yapılıyor...

Read More

BESİAD ve Bodrum, 1

    Bodrum Esnaf Sanayici ve İş Adamları Derneğinin eylemleri hakkında Bodrum Haber Ajansı’ndan Sayın Alp Arbak’ın yazısını okuyunca, bilgi edinmek şansım oldu. 26 Mayısta yapılan toplantıya Yarımada gazetesi yardımıyla katıldım. Bu derneğin başkanı Sayın Dr. Sezgin Gökmen, başkan yardımcısı Deniz Eyinç ve kurucularını tebrik ederim. Bodrum’un sahibinin Bodrum’da yaşayanlar...

Read More